siirlerim nerede?Kaybettiğim şiirlerimin yalnızlığıydı üzen beni... Sen olmayan bütün insanların aklımdan geçişiydi senmişçesine Ve yine de kıvranmam sensizliğin hiç de şiirsel olmayan bembeyaz karanlığında Şiirlerimde kayboluşlarım Ve fark edemediğim yokluğum Elimde kalmayan her şeyin varlığı avuçlarımda Veya elimde hiç olmamış olanların.... Beklemek,gitmek,kalmak... Hiçbiri... Onca şeyin varlığı arasında tek yokluğun b
Yazmak-yasamakDün gece ben ve vicdanım kafa kafaya vermiş, aşktan, sevgiden ve bu duyguların bendeki yansımaları üzerine uzun uzun konuştuk. Ben sevginin aşka kıyasla daha derin ve yoğun olduğunu savunuyordum. Sevginin oluşabilmesi için bir paylaşım sürecinin gerektiğini savunuyordum. Sevgi kolayca ulaşılabilir bir yerde değildi bence, çok emek gerektirirdi. Bıkıp usanmadan aynı şeyi farklı sözcüklerle anlatmaya çalışıyordum yani kendimi tekrarlayordum. Karşımda alay dolu
DreamI rode cotton white horseThere were the wingsits manes were like the thickest strings in the worldit had fastened my heart to lifethere were so many mountains and lowlands that I did not know their nameswe passed away so many riversI did not know that the world was so smalland the life was so shortof your auburn hairsIt had fondled my blue dreamsI rode cotton white horseI was not a birdneither it wasBut , we were flyingThere were the wingsI leaved one monotonous life like sleepit was simple like cravingdifficult like convergeand cosmopolit like ideasshadows has gone in front of meI rode horse like cotto
sonArtık firak zamanı gelmiştir. Ve nimet bellemek gerekir dünden kalanların geleceğin aynasına birer ziya yakamozu bırakmasını. İzmihlalleşen hayatta Habil abasını giyinip, çeşman-ı çarhta faslı yaşamak ve bakmak masivaya rindi bir şekilde, açınılan ummanın maverasından ölümü nimet bilmek ve eytamî bir şekilde küll-i nefsin zaigatül mevt düsturunu boyun eğilmesi gereken bir emirden ziyade; Yaratanın yaratılana bir l
Olum yada mebhud olunan sonAşıkların maşuklara bakışındaki ziyada kendisini gizlemeye çalışan hayatın bîrununda kalan son figan. Layemut duygulara sahip insin layezal mekânı. Artık liman deyip demir atan gözlere uyar beden, yavaşça silkilinir hayattan, dünya yavaş yavaş ebrâludlu bir kasavetin içerisinde gark olmaya başlar. Artık güzelliklerin temaşası ve aynalara yansıyan nüktedan hâl fayda etmez. İyinin içindedir kötü, kötüde iyilik. Ölümün i&